Blogcu - Turkce ucretsiz blog Guncel bloglar Aktif blogcular Ucretsiz blog
CESITLI YAZILAR - WELCOME TO MY MAGIC WORLD - Blogcu





Anasayfam Yap Sık Kullanılanlara Ekle



aglocomails.com


Ocean-Mails.com

Çarşamba, August 5, 2009 - HAYAT

Kategori: CESITLI YAZILAR

HAYAT…
Gidene kal demeyeceksin. ..
Gidene kal demek zavallılara,
Kalana git demek terbiyesizlere,
Dönmeyene dön demek acizlere,
Hak edene git demek asillere yakışır
Kimseye hak etmediğinden fazla değer verme ,yoksa değersiz olan hep sen olursun...
Düşün...
Kim üzebilir seni senden başka?
Kim doldurabilir içindeki boşluğu sen istemezsen?
Kim mutlu edebilir seni, sen hazır değilsen?
Kim yıkar, yıpratır sen izin vermezsen?
Kim sever seni, sen kendini sevmezsen?
Her şey sende başlar, sende biter...
Yeter ki yürekli ol, tükenme, tüketme, tükettirme içindeki yaşama sevgisini...
Ya çare sizsiniz ya da çaresizsiniz. ..
 
Öyle bir hayat yaşadım ki cenneti de gördüm cehennemi de.
Öyle bir aşk yaşadım ki tutkuyu da gördüm pes etmeyi de.
Bazıları seyrederken hayatı en önden, kendimi bir sahnede buldum Oynadım.
Öyle bir rol vermişlerdi ki okudum, okudum anlamadım.
Kendi kendime konuştum bazen evimde, hem kızdım hem güldüm halime.
Sonra dedim ki söz ver kendine
Denizleri seviyorsan dalgaları da seveceksin,
Sevilmek istiyorsan önce sevmeyi bileceksin,
Uçmayı biliyorsan düşmeyi de bileceksin,
Korkarak yaşıyorsan yalnızca hayatı seyredeceksin.
Öyle hayat yaşadım ki son yolculukları erken tanıdım.
Öyle değerliymiş ki zaman hep acele etmem bundan anladım.
 
 
NIETSZCHE

Yorum (2) :: - yorum yaz:: - arkadaşına gönder ::

Pazar, Eylül 12, 2008 - İŞTE YAŞAM

Kategori: CESITLI YAZILAR






Sonsuz bir karanlığın içinden doğdum. Işığı gördüm, korktum. Ağladım.
Zamanla ışıkta yaşamayı öğrendim. Karanlığı gördüm, korktum.
Gün geldi sonsuz karanlığa uğurladım sevdiklerimi...
Ağladım.
* * *
Yaşamayı öğrendim.
Doğumun, hayatın bitmeye başladığı an olduğunu; aradaki bölümün,
ölümden çalınan zamanlar olduğunu öğrendim.
* * *
Zamanı öğrendim.
Yarıştım onunla...
Zamanla yarışılmayacağını, zamanla barışılacağını, zamanla öğrendim...
* * *
İnsanı öğrendim.
Sonra insanların içinde iyiler ve kötüler olduğunu...
Sonra da her insanın içinde iyilik ve kötülük bulunduğunu öğrendim.
* * *
Sevmeyi öğrendim.
Sonra güvenmeyi...
Sonra da güvenin sevgiden daha kalıcı olduğunu, sevginin güvenin
sağlam zemini üzerine kurulduğunu öğrendim.
* * *
İnsan tenini öğrendim.
Sonra tenin altında bir ruh bulunduğunu...
Sonra da ruhun aslında tenin üstünde olduğunu öğrendim.
* * *
Evreni öğrendim.
Sonra evreni aydınlatmanın yollarını öğrendim.
Sonunda evreni aydınlatabilmek için önce çevreni aydınlatabilmek
gerektiğini öğrendim.
* * *
Ekmeği öğrendim.
Sonra barış için ekmeğin bolca üretilmesi gerektiğini...
Sonra da ekmeği hakça üleşmenin, bolca üretmek kadar önemli olduğunu öğrendim.
* * *
Okumayı öğrendim.
Kendime yazıyı öğrettim sonra...
Ve bir süre sonra yazı, kendimi öğretti bana...
* * *
Gitmeyi öğrendim.
Sonra dayanamayıp dönmeyi...
Daha da sonra kendime rağmen gitmeyi...
* * *
Dünyaya tek başına meydan okumayı öğrendim genç yaşta...
Sonra kalabalıklarla birlikte yürümek gerektiği fikrine vardım.
Sonra da asıl yürüyüşün kalabalıklara karşı olması gerektiğine aydım.
* * *
Düşünmeyi öğrendim.
Sonra kalıplar içinde düşünmeyi öğrendim.
Sonra sağlıklı düşünmenin kalıpları yıkarak düşünmek olduğunu öğrendim.
* * *
Namusun önemini öğrendim evde...
Sonra yoksundan namus beklemenin namussuzluk olduğunu; gerçek namusun,
günah elinin altındayken, günaha el sürmemek olduğunu öğrendim.
* * *
Gerçeği öğrendim bir gün...
Ve gerçeğin acı olduğunu...
Sonra dozunda acının, yemeğe olduğu kadar hayata da lezzet kattığını öğrendim.
* * *
Her canlının ölümü tadacağını, ama sadece bazılarının hayatı
tadacağını öğrendim






Yorum (3) :: - yorum yaz:: - arkadaşına gönder ::

Pazar, Mayıse 15, 2008 - BİZ GERÇEK DOSTUZ

Kategori: CESITLI YAZILAR

SEVGİLİ DOST'UM

KARDEŞİM

BABALAR GÜNÜN KUTLU OLSUN...

SENİ UNUTMAYACAĞIZ...

NUR İÇİNDE RAHAT UYU....

(sevgili Kumuk bu yazım sanadır)


 

Dost!



Çok samimi iki dost ve arkadaşlardır. Fakat bir tanesi çok kurnaz ,
atılgan ve hareketli, diğeri ise çok saf, dürüst ve sessizdir.
Bir gün kurnaz olan arkadaş, diğer arkadasın yanına giderek
islerinin bozulduğunu söyler ve kendisinden para ister. Samimi dostu
onu hiç kırmaz ve elindeki bütün parayı arkadaşına verir.

Arkadaşı bu parayla islerini düzeltir. Bir süre sonra kurnaz olan
yine arkadaşının yanına gider ve arkadaşının evlenmek üzere olduğu
nişanlısını çok beğendiğini ve kendisine vermesini ister.
Arkadaşı çok şaşırır, ne diyeceğini bilemez.
Fakat aralarında o kadar kuvvetli bir sevgi vardır ki arkadaşına hayır
diyemez, nişanlısını arkadaşına verir.
Zaman içinde Saf olanın isleri bozulur ve birden arkadaşı aklına gelir
( ben ona sıkıştığında iyilik yapmıştım diyerek) arkadaşının is yerine gider
ve kendisine çalışması için iş vermesini ister.
Arkadaşı ona is vermez. Bizimki pişmanlık ve üzüntü içinde geri
döner ama yinede arkadaşına kızamaz.
Bir gün sokakta dolaşırken yanına hasta ve yaşlı bir adam yaklaşır
Fakir olduğu için ilaç alamadığını söyler. Bizimki yaşlı adamcağıza
acır, istediği ilaçları alır evine götürüp dinlendirir oturup sohbet ederler bir süre.
Ve kısa bir süre sonra yaşlı adamın öldüğünü duyar. Yaşlı adam çok
zengindir ve bütün mirasını kendisine bırakmıştır. Saf adam artik zengindir.
Biraz da sevdiği dostuna olan kırgınlığıyla dostunun is yerinin karşısında bir ev alır ve oraya
yerleşir. Bir gün evinin kapısını dilenci bir kadın çalar. Yaşlı
kadın çok aç olduğunu, kendisine yemek vermesini ister.
Bizim saf hiç düşünmeden kadını içeri alır karnini doyurur, Kimsesi
olmadığını öğrendiği kadına ;
Kendisinin de yalnız olduğunu söyler ve bu evde birlikte yaşayalım, sen
evin islerini ve yemekleri yaparsın der,
yaşlı kadın hiç düşünmeden kabul eder.
Bir süre sonra yaşlı kadın bizimkine, kendine uygun bir kız bulup
evlenmesini söyler, Bizimki böyle bir kızı nasıl bulacağını,
 tanıdığı olmadığını söyler.
Yaşlı kadın ona uygun bir kız tanıdığını ve kendisiyle
görüşebileceğini söyler.
Görüşmeler sonucunda evlenmeye karar verilir ve düğün davetiyeleri
basılır.
Bizimkisi kırgın olduğu halde çok samimi dostunu yinede
unutamamıştır. Biraz da geldiği konumu görmesi açısından samimi
arkadaşına da davetiye gönderir. Düğün günü gelir çatar. Saf adam
düğün salonunda bir şeyler söylemek isteğiyle mikrofonu alır
ve baslar yaşadıklarını anlatmaya ;
''Eskiden çok sevdiğim bir dostum vardı. Bir gün isleri bozulunca benden
borç para istedi, elimdeki bütün parayı verdim. Evlenmek üzere olduğum nişanlımı çok
beğendiğini söyleyerek benden istedi. İçim kan ağlayarak onu da kendisine
verdim. Çünkü biz gerçek dosttuk onun üzülmesini istemedim.
İşlerim bozulduğunda onun fabrikasına gittim ve çalışmak için
kendisinden iş istedim. O  bana is vermedi.
Çok üzüldüm, ama yinede arkadaşıma kızmıyorum Çünkü biz gerçek
dosttuk.'' Bu konuşma üzerine kurnaz olan arkadaşı daha fazla
dayanamaz ve mikrofonu eline alır  baslar konuşmaya;
''Benim de bir zamanlar çok sevdiğim bir dostum vardı. İşlerim
bozulduğunda kendisinden para istedim,
bütün parasını bana verdi. Sonra ondan nişanlısını istedim, üzülerek
nişanlısını da verdi. Nişanlısını istememin nedeni o kadının
arkadaşıma layık olmamasıydı .(Hayat
kadınıydı )

Kendisi çok saf olduğu için arkadaşımı o kadından bu şekilde
kurtardım. İşleri bozulduğunda gelip benden is istedi, Arkadaşımı
kendi emrimde çalıştıramazdım, o yüzden is vermedim. Günün birinde
karşılaştığı yaşlı adam benim babamdı. Babam ölmek üzereydi, onu arkadaşımın yanına ben
gönderdim ve mirasını ona ben bıraktırdım.
Evine gelen dilenci kadın ise; benim annemdi. Ona bakıp iyi yaşamasını
sağlamak için gönderdim. Ve şu anda evlenmekte

olduğu kişi de benim kız kardeşim. Onu arkadaşımla evlenmesine ben
ikna ettim. Değerli misafirler, İşte biz böyle dostuz'' .

İşte biz böyle dostuz ,

ya sen ne dersın Değerli Dostum???

 

Yorum (4) :: - yorum yaz:: - arkadaşına gönder ::

Salı, Nisan 20, 2008 - SENİ SEVİYORUM

Kategori: CESITLI YAZILAR

 

 

 

 

 

 

 

Yorum (2) :: - yorum yaz:: - arkadaşına gönder ::

Pazar, Nisan 18, 2008 - BİR GÜN İÇİMDEN ÇEKİP GİTTİN

Kategori: CESITLI YAZILAR

 

 

 

 

Bir gün içimden gittin, anladım. Nereye gittiğin değildi önemli olan... Kiminle gittiğin, hangi havayı soluduğun, hangi şehrin, hangi sokağında yürüdüğün önemli değildi. Sen içimden gitmiştin... İçimde ne varsa bana ait, seninle gitmişti.

Renklerim, ruhumdaki yaz, güneşim gitmişti.


“Bana kalan,
Beni kalansız bölen bu şehir.
Ah! Bu şehir, yalan şehir”


demek isterdim; ama yalan olan sendin. Benim yarattığım, inanmak için yıllarımı harcadığım kocaman bir yalandın sen. Gerçek olduğunu gördüm. Sen gittin...

Aslında içimden giden sevgili değildi. Ben sadece, yalanıma inanmıştım. O, gerçekti... Aşk bitmişti. Düşünüyorum da acaba aşk, ruhumuzun derinliklerinde yaratılan koca bir yalan mı? Şiirde, müzikte ya da sözde, nerede aşk varsa orada bir de yalan yok mu? Aşk ve yalan, güzel ile çirkin, iyi ile kötü gibi birbirini besleyen, değiştiren ve dönüştüren; biri olmadan diğeri var olamayan ya da anlamsız kalan evrimin temel dinamiklerinden ikisi olabilir mi? Ya da aşk, yalana ses deş mi? “Seni seviyorum” derken, aslında içimizde yarattığımız en güzel yalana övgüler mi düzüyor, kendimize olan hayranlığımızı mı dile getiriyoruz?

“Bir gün içimden gittin, anladım.”


Aşk, uydurduğumuz en güzel yalan! Ve aşk, yalan varsa aşktı.


İnsanın doğasında var. Doğrular ne kadar da az cezp eder bizi. Yasaklı ya da yanlış ne varsa, yaptıklarımız hanesine yazmak isteriz. Durdurulamaz bir dürtüdür bu. Yalanı bazen istem dışı kullanırız. Söyleyen biz değilizdir ama söyleten ta kendimizdir.

İçimizdeki yasaklı kimliktir O:


Mülkiyet duygusu ve egosu olağanüstü gelişmiş; ihtiraslı, doyumsuz ve aşka her zaman hazır. Pembedir, mavidir ve daha çok kırmızı. Cıvıl cıvıldır, yerinde duramaz. Yaz gibidir: Islak ve sıcak. Zaafları vardır, yasak ve güzel olan her şeye. O cennetteki en güzel meyveyi tadan, ilk ihaneti gerçekleştirendir. Kısacası O, yaşayan tarafımızdır. En güzel anılarımız, en heyecanlı anlarımızdır...

Bir gün içimden gittin, anladım. Nereye ve neden gittiğin değildi önemli olan... Kiminle gittiğin, hangi havayı soluduğun, hangi şehrin, hangi sokağında yürüdüğün önemli değildi. Sen içimden gitmiştin... İçimde ne varsa bana ait, seninle gitmişti.

Renklerim, ruhumdaki yaz, güneşim gitmişti.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yorum (2) :: - yorum yaz:: - arkadaşına gönder ::

Cuma, Ocak 18, 2008 - HER NEYSEN ONUN EN İYİSİ OLMALISIN

Kategori: CESITLI YAZILAR

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Dağ tepesinde bir çam olamazsan
Vâdide bir çalı ol,

Fakat, oradaki en iyi küçük çalı sen olmalısın.

Çalı olamazsan bir ot parçası ol,

Bir yola neşe ver.

Bir misk çiçeği olamazsan bir saz ol,

Fakat gölün içindeki en canlı saz sen olmalısın.

Hepimiz kaptan olamayız, tayfa olmağa mecburuz.

Dünyada hepimiz için birer şey var,

Yapılacak büyük işler, küçük işler var.

Yapacağınız iş, size en yakın olan iştir.

Cadde alamazsan patika ol,

Güneş olamazsan yıldız ol;

Kazanmak ya da kaybetmek ölçü ile değildir.

Sen her neysen, onun en iyisi olmalısın!


Douglas Malloch

 

 

 

Yorum (6) :: - yorum yaz:: - arkadaşına gönder ::

Pazar, Ekim 25, 2007 - FARKINDA MISINIZ??

Kategori: CESITLI YAZILAR

 

 

 

 

 

 

 

 

Yorum (1) :: - yorum yaz:: - arkadaşına gönder ::

Salı, Eylül 30, 2007 - İKİ ŞEY

Kategori: CESITLI YAZILAR

 

 

 

 

İki şey  insanı "nitelikli insan" yapar:


1 İradeye hakim olmak
2 Uyumlu olmak
İki şey "ekstra değer" katar :


1 Hitabet ve diksiyon eğitimi almak
2 Anlayarak hızlı okumayı öğrenmek
İki şey geri bırakır:


1 Kararsızlık
2 Cesaretsizlik
İki şey kaşif yapar:


1 Nitelikli cevre
2Biraz delilik
İki şey ömür boyu boşa kürek çekmemeni sağlar:


1 Baskın yeteneği bulmak
2 Cidden sevdiğin işi yapmak
İki şey başarının sırrıdır:


1 Ustalardan ustalığı öğrenmek
2 Kendini güncellemek
İki şey başarıyı mutlulukla beraber yakalamanın
sırrıdır:


1 Niyetin saf olması
2 Ruhsal farkindalik
İki şey milyonlarca insandan ayirir:


1 Sorunun değil çözümün parçası olmak
2 Hayata ve her şeye yeni
(özgün,orijinal,farklı)bakış acısıyla
yaklaşabilmek.
İki şey gelişmeyi engeller:


1 Aşırılık (mübalağa,abartı,ifrat,tefrit)
2 Felakete odaklanmış olmak
İki şey çözüm getirir:


1 Tebessüm (gülümseme,sırıtma veya kahkaha değil!)
2 Sukût (susmak)
İki sey"kalitesiz insan"ın özelliğidir:


1 Şikayetçilik
2 Dedikodu
İki şey çözümsüz görünen problemleri bile çözer:


1 Bakış acısını değiştirmek
2 Karsındakinin yerine kendini koyabilmek
İ ki şey yanlış yapmanı engeller:


1 Şahıs ve olayları akil ve kalp süzgecinden
geçirmek
2 Hak yememek
İki şey kişiyi gözden düşürür:


1 Demagoji (laf kalabalığı)
2 Kendini ağıra satmak (övmek,vazgeçilmez
 göstermek

 

 

 

 

 

Yorum (yok) :: - yorum yaz:: - arkadaşına gönder ::

Çarşamba, Eylül 24, 2007 - TERÖRÜ KINIYORUM- KINIYORUZ

Kategori: CESITLI YAZILAR

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yorum (yok) :: - yorum yaz:: - arkadaşına gönder ::

Çarşamba, Eylül 17, 2007 - MOR MENEKŞE

Kategori: CESITLI YAZILAR

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

MOR MENEKŞE

Kendini bildi bileli mor menekşeyi çok severdi. Çocukluğunun geçtiği
iki katlı evin bahçesinde bahar geldiğinde mor mor açar, mis gibi
kokarlardı. Annesi mor menekşeleri hep duvar kenarına dikerdi. Gölgeyi sever
menekşeler derdi. Oysa; öğretmeni bitkilerin güneş ışınları ile fotosentez
yapığını anlatmıştı onlara. Bitkiler güneş ışığına muhtaçtı.
Mor menekşeler ne tuhaf bitkilerdi...
- "Her bitki güneşi severken, onlar neden gölgeyi tercih ediyorlar?"
diye düşündü, durdu Hande...
Küçük, ufacık aklı ile aslında menekşelerin diğer çiçeklerden
farklı olduğunu keşfetmişti, işte belki de menekşeler bu yüzden bu kadar
güzeldi. Küçücük kafası o gün herkesden farklı olursan, bu hayatta değerli
olursun yargısına varmıştı. Daha o yıllarda farklı olmak için uğraş vermeye
başladı.
İlk, kimsenin yanına oturmak ği, "Hacer'in yanına oturmak istiyorum
öğretmenim." diyerek başladı farklılıklarla süren hayatı.
Hacer bile şaşırmış, şaşkın şaşkın bakıyordu onun yüzüne. Hacer, çok
dağınık, biraz anlama zorlukları olan problemli bir ailenin kızı idi.
Hande ise; mühendis Kamil Beyin biricik kızı... Öğretmen, pek oturtmak
istemedi önce Hacer'in yanına Hande'yi...
Hande, ısrar ediyordu Hacer'in yanına oturmak istiyordu. Daha sonra
bir tatsızlık çıkmasın diye öğretmem Hande'nin annesini çağırdı. Annesi
eve geldiklerinde Hande'ye sordu:
- "Neden yavrum Hacer'in yanına oturmak istiyorsun?"
Hande cevap verdi: "Geçen baharda menekşeler ekiyorduk hani anne, o
gün sen bana menekşeler güneşi sevmez demiştin. Oysa, her bitki güneşi
sever. Menekşeler farklı...
Belki de bu yüzden bu kadar güzeller... Hacer'in yanına kimse oturmak
istemiyor. Ben farklı olmak istiyorum.Belki, Hacer de güzeldir,onu fark
etmek istiyorum." dedi.
Hande'nin annesinin ağzı açık kalmıştı. İlkokul 4 .sınıf öğrencisi kızının
olgunluğuna hayran kalarak :
- "Peki kızım, kimin yanında istersen oturabilirsin." dedi.
Pazartesi, Hande Hacer'in yanında oturmaya başladı. Hem Hande tedirgindi,
hem Hacer... Birbirleri ile hiç konuşmuyorlardı. Diğer kızlar da soğumuştu
Hande'den. Nasıl Hacer gibi dağınık, bir şeyi iki kere anlatma ile anlayan
fakir bir kızın yanına oturmayı istemişti?
Doktor Cemal bey'in kızı Esin idi en çok alınan...Anne babaları her hafta
sonu görüşüyorlar, Hande ve Esin birlikte oynuyorlardı her Pazar... Nasıl
olur da kendi yerine Hacer'i seçerdi? Çok gururu
kırılmıştı Esin'in... Hande ile konuşmuyordu.
Bir gün, Hande ve ailesi, Esinler'le dağ köylerinden birinde
gerçekleştirilecek bir panayıra katılmak için sözleştiler..
Hande, gene Esin'in somurtacağını bildiği için gitmek istemiyordu.
İçin için de Hacer'e kızmaya başlamıştı, arkadaşları ile arasının
bozulmasına sebeb olmuştu. Neden sanki bu kadar dağınıktı, neden her şeyi
iki kerede anlıyordu, yoksa aptal mıydı?
Sonra menekşeleri hatırladı. Hemen düşüncelerinden utandı. Hacer, farklı
diye yargılamamaları gerekiyordu. Hacer'in kimsenin bilmediği güzelliklerini
keşfedecekti. Buna tüm gücü ile inandı.
Tam umduğu gibi olmuştu. Esin, somurtarak karşısında oturuyordu.
Hande ile konuşmuyordu. Hande, canını sıkkınlığından biraz dolaşmak
için annesinden izin aldı. Köy yolunda yürümeye başladı. Hava iyice soğumuş
ve ayaz iyice artmıştı. Kar atıştırmaya başlamıştı. Hande kar'ı çok
seviyordu. Yürüdü, yürüdü... Köye gelmişti...
Bir evin önünde durdu. Evin penceresindeki saksıya gözü ilişti.
Gözlerine inanamıyordu, bunlar mor menekşelerdi...
Ama kıştı ve menekşeler soğuğu hiç sevmezlerdi, eve doğru bir adım
attı, kapıda beliren gölgeyi çok sonra fark etti. Bu Hacer idi.
Hande'ye gülümsüyordu... "Hoşgeldin Hande" dedi Hacer, biraz ürkek "Buyurmaz
mısın?"
Şaşkınlıkla kapıya doğru ilerledi Hande ve içeri girdi. Oda, sıcacıktı. Odun
sobası her yeri ısıtmıştı. "menekşeler" diyebildi
sadece Hande, "bu soğukta???"
Hacer gülümsedi: "Onlar annem için, annem onları çok sever." Sonra yatakta
yatan kadını fark etti Hande.
- "Annen hasta mı?" dedi. Hacer: "Evet, 2 sene önce felç oldu, ona ben
bakıyorum. Bizim kimsemiz yok. Birtek ineğimiz var, onunla geçiniyoruz ama
tüm işler bana baktığı için derslere çalışacak pek
vaktim olmuyor." dedi Hacer utanarak...
Bir de dedi: "Bizim köyden şehre araç yok, bu yolu her gün yürüyorum o
yüzden de çok yorgun okula geliyorum dersleri anlamakta güçlük çekiyorum."
Hande'nin gözleri dolmuştu...
Dışarıdan gelen ses ile kendine geldi. Annesi onu arıyordu. Çok merak etmiş
olmalıydı... Dışarıya koştu ve annesine sarıldı,ağlıyordu... Bir müddet
sonra "Anne, bu Hacer!" diye tanıştırdı sıra arkadaşını...
Hacerler'e gidip Hacer'in yaptığı sıcak çorbadan içtiler birlikte.
Hande, annesine anlattı Hacer'in hayatını, ağlıyarak. "Bir şeyler yapalım
anne"dedi...
O hafta, annesi ve Hande, Hacerler'e gidip annesi ve Hacer'i kendi evlerine
taşıdılar... Hacer, artık Handeler'den okula gidip geliyordu.
Ne dağınıktı, ne de aptal... Sınıfın en iyi öğrencisi olmuştu...
Seneler geçti... Hacer ve Hande bir arkadaş değil, bir kızkardeşlerdi
artık...
Mor menekşeler Handey'e Hacer'i armağan etmişti... Hacer'e ise; hem
Hande'yi, hem hayatı...
Seneler sonra ikisi de evlendi... Hacer şimdi bir doktor...
Hande'den vicdanın ne kadar önemli olduğunu öğrendi. Hastalarına vicdanı ile
birlikte şifa dağıtıyor...Hande ise; bir öğretmen...Çocuklara farklı olan
şeyleri sevmeyi de öğretiyor... Bir kızı var.
Adı: HACER MENEKŞE...
Hayatta en çok sevdiği iki şeye birini daha ekledi Hande. Hacer Menekşe,
teyzesi Hacer'i çok seviyor ve annesine teyzesi için hergün teşekkür
ediyor...
SEVGİNİZE KESİNLİKLE ÖNYARGI SOKMAYIN. DAİMA KARŞINIZDAKİNİ DİNLEYİN...
GÖRECEKSİNİZ Kİ ÖNYARGISIZ BİR ŞEKİLDE YAKLAŞIRSANIZ,YORUMLARINIZ DAİMA
İSABETLİ OLACAKTIR...
HERŞEY, SEVİNCEYE KADAR FARKLIDIR.... SEVDİKTEN SONRA İSE; SEVGİNİN DİLİ HEP
AYNIDIR...

 

 

 

 

 

 

Yorum (4) :: - yorum yaz:: - arkadaşına gönder ::





<- :: Sonraki Sayfa ->

Sitemde yayımladığım şiirlerimi kitap olarak okumak istermisiniz??
EVET
HAYIR
BLOGDA DEVAM ETSİN


Sonuçlar


Hakkımda




Emekli Bankacıyım. Üretken olmayı seven bir kişiliğim var. Yeteneklerimi keşfederek tığ işi çanta,kullanılmayan objeleri değerlendirerek güzel ,kullanışlı eşyalar yapıyorum,satıyorum ve sipariş alıyorum.. Herkese gülümseyerek geçirecek güzel ,hoş, sağlıklı günler dilerim. Mutlulukla,dostça kalın.Sevgilerimle.


earnptr.com


En iyi blog





Şehitler Ölmez Vatan Bölünmez!!!

Site Menüsü

Ana Sayfa

Profilim

Arşiv

Arkadaşlarım

e-posta


Son Eklediklerim


Cumhuriyet Bayramı

HAYAT

KALBİNİ ENGELLEME ENGELLERİ KALDIR

İŞTE YAŞAM

HAYIRLI RAMAZANLAR

BİZ GERÇEK DOSTUZ

SENİ SEVİYORUM

19 MAYIS ATATÜRK Ü ANMA GENÇLİK VE SPOR BAYRAMI

BİR GÜN İÇİMDEN ÇEKİP GİTTİN

ANNELER GÜNÜ




Kategorilerim




Mesaj Kutusu





Arşivim



2007
Ekim 2007
Kasım 2007
Eylül 2007
Ağustos 2007
Temmuz 2007
Haziran 2007
Mayıs 2007
Nisan 2007
Mart 2007
Şubat 2007
Ocak 2007

2006
Aralık 2006
Kasım 2006
Ekim 2006
Eylül 2006
Ağustos 2006
Temmuz 2006
Haziran 2006
Şubat 2006
Mart 2006
Nisan 2006
Mayıs 2006
Ocak 2006

2005
Aralık 2005
Kasım 2005






Blogumun Bannerı


Banner kodum sağ tuş kilidimden dolayı alınamıyor , almak isteyenlere gönderebilirim.


Kardeş Siteler


Elifçe

hülya yılmaz

nagice

agloco Türkiye

oldmuzik

caferose

denizfeneri

adbux

Belgin güven

health-lifes



Sayaç ve Saat



<"http://www.search-earn.com/yust">



$6.00 Welcome Survey After Free Registration!



Site Ekle

SüperTeklif'e üye ol, sen de kazan!


Image hosted by Webshots.com




Arkadaşlarımın Bannerları







NİDASENİSEVİYORUM


this is E Yüksel's profile


Aysenhome
CİCİBİSİİY



Pardus... Özgürlük İçin...







hobilerimveben

http://turkceyasam.blogcu.com

ImageChef.com - Create custom images







dmiray


Image Hosted by ImageShack.us

almulaca

didems

Nautilus~~Farklı Bir Dünya

umudum



camurlueller

mertdemir61

http://defnehobi.blogcu.com/

baysal17

nur1335

Photobucket - Video and Image Hosting



şekerlivanilin





Arkadaşlarım


ayyuce
munev
aysenceyiz
sukranca
funmak
cinskediguzel
aysenin
gelincikler
qpetunya
13temmuz
goznuru
cicibisiiy
cicibisiiy2
cicibisiiy3
hayris
ornekler
anday
hobilerimveben
fatmaca
serinmavi
blogdoktoru
takiboncuk
blogekle
munevcearsiv2
yumak
eyust
hobibloglari





sarı kurdale




Amfibi Web Search



DİLİNİZDEN UTANMAYIN















Messenger Plus! Live



Games at Miniclip.com - Evan Almighty Evan Almighty

A flood is coming. Help Evan get the animals onto the ark before you're all doing the backstroke.

Play this free game now!!
















Get Your Frappr GuestMap!
Powered by Platial


THIS PAGE DESIGNED BY ELVAN .