Blogcu - Turkce ucretsiz blog Guncel bloglar Aktif blogcular Ucretsiz blog
WELCOME TO MY MAGIC WORLD - Blogcu





Anasayfam Yap Sık Kullanılanlara Ekle



aglocomails.com


Pazartesi, Nisan 13, 2009 - KALBİNİ ENGELLEME ENGELLERİ KALDIR

KALBİNİ ENGELLEME ENGELLERİ KALDIR....

HADİ GELİN DOSTLARIM BU GUZEL PROJEYE DESTEK OLALIM...

HER BIRIMIZ GUNUN BIRINDE UNUTMAYIN KI BIRER ENGELLE OLMA ŞANSIMIZ VAR...

ENGELLERI KALDIRMAK ICIN
http://engelleri kaldır.com


Yorum (0) :: - yorum yaz:: - arkadaşına gönder ::

Pazar, Ekim 12, 2008 - İŞTE YAŞAM

Kategori: CESITLI YAZILAR






Sonsuz bir karanlığın içinden doğdum. Işığı gördüm, korktum. Ağladım.
Zamanla ışıkta yaşamayı öğrendim. Karanlığı gördüm, korktum.
Gün geldi sonsuz karanlığa uğurladım sevdiklerimi...
Ağladım.
* * *
Yaşamayı öğrendim.
Doğumun, hayatın bitmeye başladığı an olduğunu; aradaki bölümün,
ölümden çalınan zamanlar olduğunu öğrendim.
* * *
Zamanı öğrendim.
Yarıştım onunla...
Zamanla yarışılmayacağını, zamanla barışılacağını, zamanla öğrendim...
* * *
İnsanı öğrendim.
Sonra insanların içinde iyiler ve kötüler olduğunu...
Sonra da her insanın içinde iyilik ve kötülük bulunduğunu öğrendim.
* * *
Sevmeyi öğrendim.
Sonra güvenmeyi...
Sonra da güvenin sevgiden daha kalıcı olduğunu, sevginin güvenin
sağlam zemini üzerine kurulduğunu öğrendim.
* * *
İnsan tenini öğrendim.
Sonra tenin altında bir ruh bulunduğunu...
Sonra da ruhun aslında tenin üstünde olduğunu öğrendim.
* * *
Evreni öğrendim.
Sonra evreni aydınlatmanın yollarını öğrendim.
Sonunda evreni aydınlatabilmek için önce çevreni aydınlatabilmek
gerektiğini öğrendim.
* * *
Ekmeği öğrendim.
Sonra barış için ekmeğin bolca üretilmesi gerektiğini...
Sonra da ekmeği hakça üleşmenin, bolca üretmek kadar önemli olduğunu öğrendim.
* * *
Okumayı öğrendim.
Kendime yazıyı öğrettim sonra...
Ve bir süre sonra yazı, kendimi öğretti bana...
* * *
Gitmeyi öğrendim.
Sonra dayanamayıp dönmeyi...
Daha da sonra kendime rağmen gitmeyi...
* * *
Dünyaya tek başına meydan okumayı öğrendim genç yaşta...
Sonra kalabalıklarla birlikte yürümek gerektiği fikrine vardım.
Sonra da asıl yürüyüşün kalabalıklara karşı olması gerektiğine aydım.
* * *
Düşünmeyi öğrendim.
Sonra kalıplar içinde düşünmeyi öğrendim.
Sonra sağlıklı düşünmenin kalıpları yıkarak düşünmek olduğunu öğrendim.
* * *
Namusun önemini öğrendim evde...
Sonra yoksundan namus beklemenin namussuzluk olduğunu; gerçek namusun,
günah elinin altındayken, günaha el sürmemek olduğunu öğrendim.
* * *
Gerçeği öğrendim bir gün...
Ve gerçeğin acı olduğunu...
Sonra dozunda acının, yemeğe olduğu kadar hayata da lezzet kattığını öğrendim.
* * *
Her canlının ölümü tadacağını, ama sadece bazılarının hayatı
tadacağını öğrendim






Yorum (3) :: - yorum yaz:: - arkadaşına gönder ::

Pazartesi, Eylül 1, 2008 - HAYIRLI RAMAZANLAR

Kategori: OZEL GUNLER





SAĞLIKLI BOL KAZANÇLI
BEREKETLİ
 HAYIRLI RAMAZANLAR
DİLEKLERİMLE.









Yorum (1) :: - yorum yaz:: - arkadaşına gönder ::

Pazar, Haziran 15, 2008 - BİZ GERÇEK DOSTUZ

Kategori: CESITLI YAZILAR

SEVGİLİ DOST'UM

KARDEŞİM

BABALAR GÜNÜN KUTLU OLSUN...

SENİ UNUTMAYACAĞIZ...

NUR İÇİNDE RAHAT UYU....

(sevgili Kumuk bu yazım sanadır)


 

Dost!



Çok samimi iki dost ve arkadaşlardır. Fakat bir tanesi çok kurnaz ,
atılgan ve hareketli, diğeri ise çok saf, dürüst ve sessizdir.
Bir gün kurnaz olan arkadaş, diğer arkadasın yanına giderek
islerinin bozulduğunu söyler ve kendisinden para ister. Samimi dostu
onu hiç kırmaz ve elindeki bütün parayı arkadaşına verir.

Arkadaşı bu parayla islerini düzeltir. Bir süre sonra kurnaz olan
yine arkadaşının yanına gider ve arkadaşının evlenmek üzere olduğu
nişanlısını çok beğendiğini ve kendisine vermesini ister.
Arkadaşı çok şaşırır, ne diyeceğini bilemez.
Fakat aralarında o kadar kuvvetli bir sevgi vardır ki arkadaşına hayır
diyemez, nişanlısını arkadaşına verir.
Zaman içinde Saf olanın isleri bozulur ve birden arkadaşı aklına gelir
( ben ona sıkıştığında iyilik yapmıştım diyerek) arkadaşının is yerine gider
ve kendisine çalışması için iş vermesini ister.
Arkadaşı ona is vermez. Bizimki pişmanlık ve üzüntü içinde geri
döner ama yinede arkadaşına kızamaz.
Bir gün sokakta dolaşırken yanına hasta ve yaşlı bir adam yaklaşır
Fakir olduğu için ilaç alamadığını söyler. Bizimki yaşlı adamcağıza
acır, istediği ilaçları alır evine götürüp dinlendirir oturup sohbet ederler bir süre.
Ve kısa bir süre sonra yaşlı adamın öldüğünü duyar. Yaşlı adam çok
zengindir ve bütün mirasını kendisine bırakmıştır. Saf adam artik zengindir.
Biraz da sevdiği dostuna olan kırgınlığıyla dostunun is yerinin karşısında bir ev alır ve oraya
yerleşir. Bir gün evinin kapısını dilenci bir kadın çalar. Yaşlı
kadın çok aç olduğunu, kendisine yemek vermesini ister.
Bizim saf hiç düşünmeden kadını içeri alır karnini doyurur, Kimsesi
olmadığını öğrendiği kadına ;
Kendisinin de yalnız olduğunu söyler ve bu evde birlikte yaşayalım, sen
evin islerini ve yemekleri yaparsın der,
yaşlı kadın hiç düşünmeden kabul eder.
Bir süre sonra yaşlı kadın bizimkine, kendine uygun bir kız bulup
evlenmesini söyler, Bizimki böyle bir kızı nasıl bulacağını,
 tanıdığı olmadığını söyler.
Yaşlı kadın ona uygun bir kız tanıdığını ve kendisiyle
görüşebileceğini söyler.
Görüşmeler sonucunda evlenmeye karar verilir ve düğün davetiyeleri
basılır.
Bizimkisi kırgın olduğu halde çok samimi dostunu yinede
unutamamıştır. Biraz da geldiği konumu görmesi açısından samimi
arkadaşına da davetiye gönderir. Düğün günü gelir çatar. Saf adam
düğün salonunda bir şeyler söylemek isteğiyle mikrofonu alır
ve baslar yaşadıklarını anlatmaya ;
''Eskiden çok sevdiğim bir dostum vardı. Bir gün isleri bozulunca benden
borç para istedi, elimdeki bütün parayı verdim. Evlenmek üzere olduğum nişanlımı çok
beğendiğini söyleyerek benden istedi. İçim kan ağlayarak onu da kendisine
verdim. Çünkü biz gerçek dosttuk onun üzülmesini istemedim.
İşlerim bozulduğunda onun fabrikasına gittim ve çalışmak için
kendisinden iş istedim. O  bana is vermedi.
Çok üzüldüm, ama yinede arkadaşıma kızmıyorum Çünkü biz gerçek
dosttuk.'' Bu konuşma üzerine kurnaz olan arkadaşı daha fazla
dayanamaz ve mikrofonu eline alır  baslar konuşmaya;
''Benim de bir zamanlar çok sevdiğim bir dostum vardı. İşlerim
bozulduğunda kendisinden para istedim,
bütün parasını bana verdi. Sonra ondan nişanlısını istedim, üzülerek
nişanlısını da verdi. Nişanlısını istememin nedeni o kadının
arkadaşıma layık olmamasıydı .(Hayat
kadınıydı )

Kendisi çok saf olduğu için arkadaşımı o kadından bu şekilde
kurtardım. İşleri bozulduğunda gelip benden is istedi, Arkadaşımı
kendi emrimde çalıştıramazdım, o yüzden is vermedim. Günün birinde
karşılaştığı yaşlı adam benim babamdı. Babam ölmek üzereydi, onu arkadaşımın yanına ben
gönderdim ve mirasını ona ben bıraktırdım.
Evine gelen dilenci kadın ise; benim annemdi. Ona bakıp iyi yaşamasını
sağlamak için gönderdim. Ve şu anda evlenmekte

olduğu kişi de benim kız kardeşim. Onu arkadaşımla evlenmesine ben
ikna ettim. Değerli misafirler, İşte biz böyle dostuz'' .

İşte biz böyle dostuz ,

ya sen ne dersın Değerli Dostum???

 

Yorum (3) :: - yorum yaz:: - arkadaşına gönder ::

Salı, Mayıs 20, 2008 - SENİ SEVİYORUM

Kategori: CESITLI YAZILAR

 

 

 

 

 

 

 

Yorum (2) :: - yorum yaz:: - arkadaşına gönder ::

Pazartesi, Mayıs 19, 2008 - 19 MAYIS ATATÜRK Ü ANMA GENÇLİK VE SPOR BAYRAMI

Kategori: OZEL GUNLER

 

 

19 MAYIS

ATATÜRK'Ü ANMA

 

GENÇLİK VE SPOR BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN.

 

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE

 

 

 

 

Yorum (0) :: - yorum yaz:: - arkadaşına gönder ::

Pazar, Mayıs 18, 2008 - BİR GÜN İÇİMDEN ÇEKİP GİTTİN

Kategori: CESITLI YAZILAR

 

 

 

 

Bir gün içimden gittin, anladım. Nereye gittiğin değildi önemli olan... Kiminle gittiğin, hangi havayı soluduğun, hangi şehrin, hangi sokağında yürüdüğün önemli değildi. Sen içimden gitmiştin... İçimde ne varsa bana ait, seninle gitmişti.

Renklerim, ruhumdaki yaz, güneşim gitmişti.


“Bana kalan,
Beni kalansız bölen bu şehir.
Ah! Bu şehir, yalan şehir”


demek isterdim; ama yalan olan sendin. Benim yarattığım, inanmak için yıllarımı harcadığım kocaman bir yalandın sen. Gerçek olduğunu gördüm. Sen gittin...

Aslında içimden giden sevgili değildi. Ben sadece, yalanıma inanmıştım. O, gerçekti... Aşk bitmişti. Düşünüyorum da acaba aşk, ruhumuzun derinliklerinde yaratılan koca bir yalan mı? Şiirde, müzikte ya da sözde, nerede aşk varsa orada bir de yalan yok mu? Aşk ve yalan, güzel ile çirkin, iyi ile kötü gibi birbirini besleyen, değiştiren ve dönüştüren; biri olmadan diğeri var olamayan ya da anlamsız kalan evrimin temel dinamiklerinden ikisi olabilir mi? Ya da aşk, yalana ses deş mi? “Seni seviyorum” derken, aslında içimizde yarattığımız en güzel yalana övgüler mi düzüyor, kendimize olan hayranlığımızı mı dile getiriyoruz?

“Bir gün içimden gittin, anladım.”


Aşk, uydurduğumuz en güzel yalan! Ve aşk, yalan varsa aşktı.


İnsanın doğasında var. Doğrular ne kadar da az cezp eder bizi. Yasaklı ya da yanlış ne varsa, yaptıklarımız hanesine yazmak isteriz. Durdurulamaz bir dürtüdür bu. Yalanı bazen istem dışı kullanırız. Söyleyen biz değilizdir ama söyleten ta kendimizdir.

İçimizdeki yasaklı kimliktir O:


Mülkiyet duygusu ve egosu olağanüstü gelişmiş; ihtiraslı, doyumsuz ve aşka her zaman hazır. Pembedir, mavidir ve daha çok kırmızı. Cıvıl cıvıldır, yerinde duramaz. Yaz gibidir: Islak ve sıcak. Zaafları vardır, yasak ve güzel olan her şeye. O cennetteki en güzel meyveyi tadan, ilk ihaneti gerçekleştirendir. Kısacası O, yaşayan tarafımızdır. En güzel anılarımız, en heyecanlı anlarımızdır...

Bir gün içimden gittin, anladım. Nereye ve neden gittiğin değildi önemli olan... Kiminle gittiğin, hangi havayı soluduğun, hangi şehrin, hangi sokağında yürüdüğün önemli değildi. Sen içimden gitmiştin... İçimde ne varsa bana ait, seninle gitmişti.

Renklerim, ruhumdaki yaz, güneşim gitmişti.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yorum (2) :: - yorum yaz:: - arkadaşına gönder ::

Pazar, Mayıs 11, 2008 - ANNELER GÜNÜ

Kategori: OZEL GUNLER

 

 

 

 

Eğer ben anne olmasaydım...
 
Topuksuz ayakkabılarla da şık olunabileceğini bilmeyecektim.
 
Hamileliğim esnasında 80'li kilolara kadar çıkıp kendi
çapımda ilk defa bir alanda rekorumu kıramayacaktım.
 
O küçücük ellerle renkli kartonlardan yapılmış bir kâğıt parçasının bu kadar değerli olabileceğini öğrenemeyecektim.
 
Kan yapsın diye danadili haşlayıp üzerine yumurta kırıp ağzının tadına da uysun diye çikolatalı pudingle karıştırmak gibi yaratıcılığın sınırlarını zorlayan tarifler keşfedemeyecektim hiç.
 
Su almak için elimde kumanda ile buzdolabını açtığımda kumandayı buzdolabına koyacak kadar ya da evden çıkarken telsiz telefonu çantama atacak kadar kendimden geçmeyecektim.
 
Birinin canı yandığında ötekinin bu acıyı hissedebilmesinin sadece ikiz kardeşlerde olduğunu sanacaktım.
 
Sabahın köründe gözü kapalı mutfağa kadar gidip, süt ısıtıp yine gözü kapalı dönme yeteneğini kazanamayacaktım.
 
Üzümün çekirdeklerini tek tek çıkarmak için insanüstü bir uğraşa asla girmeyecektim.
 
Bir insanın gaz çıkarması beni bu kadar mutlu edemeyecekti.
Büyüdüğünde arkadaşlarınla birlikte partilerde Süper Anne olarak eğlenmeyi hayal edemeyecektim.
 
Babanla belki daha az kavga edecek ama sevginin evlat denilen başka bir boyutuna giremeyecektik.
 
Sevginin böylesine karşılıksız olanını hiç tadamayacaktım..
 
Telaşsız sevişmenin hayalini kuramayacaktım.
 
Annemi bu kadar çok sevdiğimi anlamayacaktım.
 
Annesinden zorla ayırdılar diye 'Uçan Fil Dumbo!' çizgi filminde böğürerek ağlamayacaktım.
 
Geceleri kesintisiz uyuyacak, hafta sonunda sabahları istediğim saatte kalkacaktım ama uyandığımda yanağıma konmuş minik ellerin sıcaklığı ısıtmayacaktı yüreğimi.
 
Çantamda sürekli bisküvi, ıslak mendil, bir adet oyuncak, düşer bir yerin kanar diye ayıcıklı yara bandı taşımayacaktım.
 
Acıyı geçiren öpücüğün gücüne inanmayacaktım.
 
38,5 derece ateş beni de yakıp kavurmayacaktı.
 
Yağmur sonrası çamurlu sularda zıplamanın keyfine varamayacak, sen bir lokma daha fazla yiyesin diye kalabalığın ortasında kafamda peçete dansı yapmayacaktım.
 
Sen olmasaydın eğer yaşamın karmaşıklığını unutup tekrar basit yaşamayı öğrenemeyecektim.
 
Sen olmasaydın eğer ben asla 'anne' olmayacaktım.
Bir çocuk doğduğu anda, bir anne doğarmış... Bu lafın doğruluğuna inanmayacaktım...
 
Tüm annelere eli öpülesi analarımıza.
Ayrıca anne olmayan tüm bayanlara sevgiler..
 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yorum (0) :: - yorum yaz:: - arkadaşına gönder ::

Cuma, Ocak 18, 2008 - HER NEYSEN ONUN EN İYİSİ OLMALISIN

Kategori: CESITLI YAZILAR

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Dağ tepesinde bir çam olamazsan
Vâdide bir çalı ol,

Fakat, oradaki en iyi küçük çalı sen olmalısın.

Çalı olamazsan bir ot parçası ol,

Bir yola neşe ver.

Bir misk çiçeği olamazsan bir saz ol,

Fakat gölün içindeki en canlı saz sen olmalısın.

Hepimiz kaptan olamayız, tayfa olmağa mecburuz.

Dünyada hepimiz için birer şey var,

Yapılacak büyük işler, küçük işler var.

Yapacağınız iş, size en yakın olan iştir.

Cadde alamazsan patika ol,

Güneş olamazsan yıldız ol;

Kazanmak ya da kaybetmek ölçü ile değildir.

Sen her neysen, onun en iyisi olmalısın!


Douglas Malloch

 

 

 

Yorum (6) :: - yorum yaz:: - arkadaşına gönder ::

Pazar, Aralık 30, 2007 - 2008 YILI KUTLU OLSUN

 

 

 

Yorum (7) :: - yorum yaz:: - arkadaşına gönder ::





<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Sitemde yayımladığım şiirlerimi kitap olarak okumak istermisiniz??
EVET
HAYIR
BLOGDA DEVAM ETSİN


Sonuçlar


Hakkımda




Emekli Bankacıyım. Üretken olmayı seven bir kişiliğim var. Yeteneklerimi keşfederek tığ işi çanta,kullanılmayan objeleri değerlendirerek güzel ,kullanışlı eşyalar yapıyorum,satıyorum ve sipariş alıyorum.. Herkese gülümseyerek geçirecek güzel ,hoş, sağlıklı günler dilerim. Mutlulukla,dostça kalın.Sevgilerimle.


earnptr.com


En iyi blog





Şehitler Ölmez Vatan Bölünmez!!!

Site Menüsü

Ana Sayfa

Profilim

Arşiv

Arkadaşlarım

e-posta


Son Eklediklerim


KALBİNİ ENGELLEME ENGELLERİ KALDIR

İŞTE YAŞAM

HAYIRLI RAMAZANLAR

BİZ GERÇEK DOSTUZ

SENİ SEVİYORUM

19 MAYIS ATATÜRK Ü ANMA GENÇLİK VE SPOR BAYRAMI

BİR GÜN İÇİMDEN ÇEKİP GİTTİN

ANNELER GÜNÜ

HER NEYSEN ONUN EN İYİSİ OLMALISIN

2008 YILI KUTLU OLSUN




Kategorilerim

  • CESITLI YAZILAR
  • EL ISI DEGERLENDIRME
  • EL YAPIMI CANTALARIM
  • FAYDALI BILGILER
  • KAMPANYALAR-DESTEK-DUYURU
  • KENDI SIIRLERIM YAZILARIM
  • OZEL GUNLER
  • SANATLA ILGILI
  • YORUMSUZ RESIMLER



  • Mesaj Kutusu





    Arşivim



    2007
    Ekim 2007
    Kasım 2007
    Eylül 2007
    Ağustos 2007
    Temmuz 2007
    Haziran 2007
    Mayıs 2007
    Nisan 2007
    Mart 2007
    Şubat 2007
    Ocak 2007

    2006
    Aralık 2006
    Kasım 2006
    Ekim 2006
    Eylül 2006
    Ağustos 2006
    Temmuz 2006
    Haziran 2006
    Şubat 2006
    Mart 2006
    Nisan 2006
    Mayıs 2006
    Ocak 2006

    2005
    Aralık 2005
    Kasım 2005






    Blogumun Bannerı


    Banner kodum sağ tuş kilidimden dolayı alınamıyor , almak isteyenlere gönderebilirim.


    Kardeş Siteler


    Elifçe

    hülya yılmaz

    nagice

    agloco Türkiye

    oldmuzik

    caferose

    denizfeneri

    adbux

    Belgin güven

    health-lifes



    Sayaç ve Saat



    <"http://www.search-earn.com/yust">



    $6.00 Welcome Survey After Free Registration!



    Site Ekle

    SüperTeklif'e üye ol, sen de kazan!


    Image hosted by Webshots.com




    Arkadaşlarımın Bannerları







    NİDASENİSEVİYORUM


    this is E Yüksel's profile


    Aysenhome
    CİCİBİSİİY



    Pardus... Özgürlük İçin...







    hobilerimveben

    http://turkceyasam.blogcu.com

    ImageChef.com - Create custom images







    dmiray


    Image Hosted by ImageShack.us

    almulaca

    didems

    Nautilus~~Farklı Bir Dünya

    umudum



    camurlueller

    mertdemir61

    http://defnehobi.blogcu.com/

    baysal17

    nur1335

    Photobucket - Video and Image Hosting



    şekerlivanilin





    Arkadaşlarım


    SeldaErcan
    munev
    13TEMMUZ
    serpilce
    funmak
    kaanx3
    ORNEKLER
    Rumeysa57
    hayris
    fatmaca
    aysenin
    cicibisiiy
    cicibisiiy2
    gelincikler
    goznuru
    MUNEVCEARSIV2
    qpetunya
    sukranca
    takiboncuk
    brcdesign
    ANDAY
    cinskediguzel
    Aysenceyiz
    yumak
    Serinmavi
    raciegi
    blogdoktoru
    blogekle
    ayyuce
    refya
    rapunzelle
    hobilerimveben
    hobibloglari
    cicibisiiy3
    eyust
    SEVDAMINADI
    omasozturk
    papir
    sedence
    roz
    cocukca
    netdergim
    hayattan
    paratoner
    huma
    sumeyye2
    extacyESC
    zelis
    emell
    kelimeizi
    hobilerimveben2
    Abhorrence
    nancy1
    Dersaadet
    emily
    Onurhanciiim
    cicekcihakan
    Firefly2
    woelfin
    yildizim
    yildizca
    Masal
    meldamar
    nurdanfulya
    hayris1
    hayris2
    caglar
    pnardnmz
    twesty
    banuca
    yorgunasker13
    nilay07
    hawin1
    fivefebruary
    hilalozel
    SAKASU
    YapabildiklerimBunlar
    elifclub
    aslihecoskun
    yildizim1
    yildizim2
    yildizim3
    sevgicim
    findikagaci
    esmerbuluta
    FIREFLY
    barok
    munevver
    maycan79
    simsiyah
    geyikfm09
    tanza
    iddaa
    BibiS
    okayyildiz
    tibette7yil
    TuLuAt
    temizekran
    kanaraniyor
    pembepatikler





    sarı kurdale




    Automated link exchange



    photo hosting



    Amfibi Web Search



    DİLİNİZDEN UTANMAYIN

    Google PageRank 
Checker - Page Rank Calculator













    Messenger Plus! Live



    Games at Miniclip.com - Evan Almighty Evan Almighty

    A flood is coming. Help Evan get the animals onto the ark before you're all doing the backstroke.

    Play this free game now!!


















    Bu şablon Elvan Tarafından hazırlanmıştır.